Sıra özel sektörü özelleştirmede

Aşağıda resimde gördüğünüz yazım, Milliyet Gazetesinde çok kırpılarak yayınlandığı için aşağıda orjinal yazımı yayınladım. Aradaki farkı görebilirsiniz.

"Özelleştirme Yasası" eğrisiyle doğrusuyla nihayet çıktı... Küreselleşme sürecinde (stratejik olanlar dışında) kaçınılmazdı bu! Umarız uygulaması doğru dürüst yapılır da beklenen yarar sağlanır. Asıl önemlisi, pahalılık ve işsizlik ortamında, çalışanları perişan edecek çok katı yaklaşımlardan kaçınılır.

Yasayla ilgili tartışmalarda, KIT'lerin olumsuz yükleri sürekli vurgulandı. Ama, özel sektörün gizli yükleri üzerinde hiç durulmadı. Nalıncı keseri gibi sadece bir tarafa yontulduğu içindir ki toplumun kuşkuları giderilemedi. Oysa, karşılaştırmalı bilgiler açıklansaydı, özelleştirme konusunda toplumda genel bir uzlaşma sağlanabilirdi belki!

Sonuçta, Özelleştirme Yasası çıktığına göre, "sıra özel sektörü özelleştirmede" diyorum. Belki, "Özel sektör zaten özel, nesi özelleştirilecek ki!" diye düşünülebilir. Ne var ki, kazın ayağı öyle değil!

Ülkemizdeki özel sektör hiç de özel değil! Bu sektör de kamu kaynaklarını yıllarca kullandı, büyük rantlar sağladı. Elde ettiği rantın bir bölümünü yatırımlara aktardı elbette. Ülkenin kalkınmasına ve gelişmesine çok önemli katkılarda bulundu böylece. Ancak, özellikle 1980'den sonra, sağlanan rantların bir kısmı amaç dışı kullanıldı; lüks ve ölü yatırımlara gitti veya savurganca harcandı. Sermaye ve servet birikimi, belirli ailelerin veya aile şirketlerinin tekelinde oluştu. Bu yüzden, gelir ve servet dağılımı son derece bozuldu..."Ortadirek" yok oldu adeta!

Özetle, KIT'ler gibi özel sektörün de yükü büyük! Nedir bu yükler? Nedir bunların boyutu? Sanıyorum, hiç kimse bilmiyor! Bu yüklerin büyük bir bölümü kayıtlarda açıkça görünmüyor; bu yükler mümkün olduğunca gizleniyor. Söz konusu yükler kamuoyuna bir bütünlük içinde açıklanmadı bugüne dek. Bölük pörçük bazı incelemeler yapıldı; ama, bunlar da çok sınırlı kaldı.

KIT'LERİN VE ÖZEL SEKTÖRÜN YÜKLERİ

Aslında, KIT'lerin ve özel sektörün yüklerini gün ışığına çıkaracak anahtar, bazı soruların yanıtlarında gizli. Bulunamaz mıydı bu yanıtlar? İstenilseydi kesinlikle! 1980'den bugüne kadar yıllar itibariyle ve fiili sonuçlar olarak, aşağıdakilere benzer soruların yanıtları araştırılabilir ve kamuoyuna açıklanabilirdi:

  • KIT'lerin, özel sektörün, kamu bankalarının ve özel bankaların fiilen ödedikleri kurumlar vergisi oranları nedir?
  • Vergi Yasalarına göre istisna ve muaflıklar nedeniyle alınmasından vazgeçilmiş olan vergilerde KIT'lere ve özel sektöre düşen tutarlar nedir?
  • Teşvikler nedeniyle alınmasından vazgeçilen dış ticaret vergileri ve ihracat-ithalat fonları nedeniyle KIT'lere ve özel sektöre sağlanan rantların tutarları nedir?
  • Çeşitli fonlardan ve kamu bankalarından sağlanan düşük faizli krediler, verilen avanslar, yapılan iştirakler nedeniyle KIT'lere ve özel sektöre sağlanan rantlar ne kadardır?
  • Kur farklarını karşılama fonundan KIT'lere sağlanan rant ne kadardır? Özel sektöre sağlanan rant ne kadardır?
  • Türk Eximbank'ın verdiği düşük faizli krediler nedeniyle KIT'lere sağlanan rant ne kadardır? Özel sektöre sağlanan rant ne kadardır?
  • Hazine arazilerinden (Orman Bakanlığına, Turizm Bakanlığına ve Belediyelere tahsis edilenler dahil) tahsis, uzun vadeli kiralama veya bağışlama yollarıyla KIT'lerin yararlandıkları araziler ne kadardır? Özel sektörün yararlandığı araziler ne kadardır? Her iki kesimin bunlardan sağladıkları rantların tutarları nedir?
  • KIT'lerin ve özel sektörün katma değere katkıları nedir? İstihdama katkıları nedir?

Bunlara benzer soruları çoğaltmak mümkün... Ne var ki, özellikle 1980'li yıllardaki keyfi bazı uygulamaları eleştiren DYP ve SHP seçmenlere verdikleri "şeffaf yönetim" sözünü tutmadı veya tutamadı. Özelleştirme Yasasıyla ilgili çalışmalar yapılırken topluma yeterli bilgi vermedi veya vermek istemedi. Belki böyle bir çalışma dahi yapılmadı... Zira bir beceri sorunuydu bu!

SİYASETÇİLERE DÜŞEN

Aslında Özelleştirme Yasası tam bir paket halinde gündeme getirilmeliydi. Ne yazık ki, böyle kapsamlı bir yaklaşım benimsenmedi. Ama, yine de geç kalınmış değil!

Siyasetçiler:

  • Anti-Tekel Yasasını ve Tüketiciyi Koruma Yasasını,
  • Kamu Alımları ve Kamu Ödemeleri Yasasını (kamu alım ve ödemelerini düzene sokan ve şeffaf hale getiren bir yasa),
  • Gün Işığında Yönetim Yasasını,

Hemen çıkarırlar ve kapatırlar bu boşluğu... Ayrıca aşağıdakilere benzer bazı düzenlemeleri de yaparak tamamlarlar paketi:

  • Sermayenin tabana yayılması için halka açık şirket tanımı komik olmaktan çıkarılır. Halka açık şirket tanımı düzeltilerek 5.000-10.000 ortak ve sermayenin belirli bir payına sahip olma koşulu getirilir ve gereken diğer düzenlemeler yapılır. Holdinglere bağlı pazarlama şirketleri, aile şirketi ya da 100 ortaklı olanlar halka açık şirket durumundan çıkarılır ve 5000-10.000 ortaklı şirket olma zorunluluğu getirilir.
  • Yasalardaki her türlü teşvik kaldırılır. Sadece ihracata dönük teşvikler üretim düzeyinde teşvik edilecek şekilde ve dünya rekabeti de dikkate alınarak yeniden düzenlenir. Teşviklerden sadece gerçek anlamıyla halka açık şirketler yararlandırılır.
  • Vergi yasalarındaki istisna ve muafiyetler tek tek gözden geçirilerek yukardaki ilkeler çerçevesinde yeniden düzenlenir.